Hakkımda

Fotoğrafım
Kendimi yıpratacak olan şeyler o kadar boştuki ölümlü dünyada değmez.Aç gözlü olmayan hepsi benim değil yeteri kadarı benim olsun diyen bir yapıdır bedenimin taşıdığı.

5 Şubat 2011 Cumartesi

5 Şubat

İnsanları umutları hayata bağlar.Umutların besin kaynakları da hayalleridir. Yaşadağımız coğrafyada hayal kurmak biraz lüks gibi algılanmakta. Kimileri de nasıl olsa gerçekleşmiyor neden hayal kurayımki sonunda hüsrana uğrayıp mutsuz olmak var diyor. İşte ben bu kişilere gerçekten ateş püskürüyorum. Bilmiyorum belki metafiziğe inanmamdandır.Ya da SECRET adlı kitaba bağlı kalmamdan.Hayat felsefem hep iyi düşün iyi olsun.Ama gerçekten oluyor.Bu tezimi her kesim kabul edebilir.Felsefe 1: Sürekli olmasını düşün(Dua et) Felsefe 2: Olması için elinden geleni yap (Tevekkül et) Felsefe 3:Teşekkür et (Şükür et). Anlaşılacağı üzere müslümanlıkla da aynı paralellikte gitmekte. Çevremdeki bütün insanlara bu düşünceleri aşılamaktayım ve sonucunda başarılı oluyorum.Birçok tanıdığım beni bir motivasyon kaynağı olarak görmekte.Life coach denilen mesleği bana yakıştırmaktalar. :)) Ama en başından da belirtriğim gibi bende hayallare sahibim.Ve bu hayaller zamanla gerçeğe dönüşebilme aşamasına geldiği için ideallerim olmuş durumda.Şu an sadece kitabım benim için söz konusu.Yazın sonları gibi gitmiş olduğum bir kitap fuarında birçok yazarla sohbet edebildim.Bazılarının da eserlerini imzalattım. Anladım.Anladım ki onlarda benim gibi etten kemikten yapılmış insanlar.Hayalgüçleri çok yüksek.En önemlisi de yazmayı çok seviyorlar.Gittiğim günde yurt dışından Portekizden konuk yazarlar da vardı. Hepsinde kendimi buldum. Hepsi durağan çok statiklerdi. İçtikleri kahvenin tadından bile mutlu olan insanlardı.Evet bende böyleyim.Eskiden üniversitede okuyan herşey benim olsun diyen gözü dışardaki Can değilim.Kim bilir belki o günleri yaşamasam bugünkü gibi kaderimi yaşamaya razı olan ben olmazdım. Benimde durağanlığım İngiltere de bir okula eğitim almak için gittiğim günlerde başladı. Kendimi buraya o kadar ait görüyordum ki.Sadece evlere ayakkabı ile girmekten başka hepsini bende Türkiyede yapıyordum.Sex,alkol,gece klubü...Sonra birgün, ama o gün beni benden etti. Bir kız çocuğu.(Yaşı daha on bile olmamıştır) gördüm.Yalnızdım.Güneş batmaya çok yakındı.Arkadaşlarla vedalaşmış bir pubtan çıkmış sahilde yürümeye karar vermiştim. Kız yanında bir erkekle kumsalda oturuyordu.Elinde bira şişesi vardı. Erkek sevgilisi olması yüksekle ihtimaldi. Sevişiyorlardı. Ne oluyor dedim kendi kendime.Kız sarhoştu.Hoş, erkeğinde pek bir farkı yoktu.Ama ulu orta sevişiyorlardı. Midem bulandı.Dayanamadım.Gidip polise anlattım. Poliste ikisini aldı.Büyük bir ihtimalle ailelerine vereceklerdi.Ama o kadar.Onlar için onlar özgürdü.İstediklerini yapabilirlerdi.Sonra durdum.İyi ki Türküm.İyi ki benim örf ve adetlerim var dedim. Ülkemi bir kez daha sevdim. Elimdekilerin AİLEMİN bile kıymetini bu olaydan sonra çok iyi anladım.Sonra duruldum.Duruldum işte. Huzuru buldum.Sufizmi sevdim.Birisine kızdığım zaman eski Can gider kavga ederdi.Şimdi sadece yazıyorum.İçimdeki kızgınlığı yazmakla atıyorum.Ama kitabımda kötü karakterlere isim oluyorlar ama iyi.Ben mutluyum.Çok zengin değilim.Ama hayallerim zengin.Bu da bana yetiyor.Her şeye iyi tarafından bakıyorum.Eee iyi düşün iyi olsun :))

3 yorum:

  1. çok doğru söylemişsin dudee:)çok fazla hayal kuran bi insan olarak sana katılıyorum ama o hayallerin beyninde patladığı da çok oluyo:)ama yine de güzel..seninle sık kurduğumuz cümleler: iyi düşün iyi olsun,evrene pozitif enerji yolla,pozitif pozitif.. :) örf ve adet konusunda duygularıma tercüman olmuşsun fazla rahat onlar bize gelmez :))

    YanıtlaSil
  2. Aynı fikirde olduğumuzu zaten biliyordum dude:) Her ne kadar seni görmesem de cümlelerimizin anlatmak istedikleri şeyler birbirleriyle öyle güzel örtüşüyor ki, bu nedenle iyi anlaşıyoruz. Zaten olması gerekenlerde bunlar değil mi? :/

    YanıtlaSil
  3. o yüzden dude oldukk biz zatenn :)) bence gayet de mantıklı düşünüyoruz valla bak :)))

    YanıtlaSil